Eleştiri mi, şikâyet mi? Aradaki fark ilişkiyi değiştirir
“Çöpü çıkarmayı unutmuşsun” ile “Sen zaten hiçbir şeyi düşünmüyorsun” arasındaki fark, bir tartışmanın beş dakikada mı yoksa iki günde mi biteceğini belirler.
Sayfa yükleniyor, lütfen bekleyin.
Savunmaya geçmemek haksızlığı kabul etmek değildir. Yalnızca konuşmanın devam etmesini sağlamaktır.
Bir şikâyet duyduğumuzda ilk refleksimiz açıklamaktır: neden öyle yaptığımızı, aslında ne demek istediğimizi, durumun göründüğü gibi olmadığını. Bu tepki anlaşılırdır ama sonucu hemen her zaman aynıdır: karşı taraf duyulmadığını hisseder ve şikâyeti daha sert biçimde tekrarlar.
Çünkü savunma, konuyu şikâyetin içeriğinden sizin niyetinize kaydırır. Karşı taraf bir etki anlatmıştır; siz bir niyet anlatırsınız. İkisi aynı düzlemde değildir ve konuşma kilitlenir: “ben öyle demek istemedim” cümlesi, “ama ben öyle hissettim” cevabını üretir ve döngü kapanır.
Üç adım
Doğru payı bulun
Söylenenin tamamına katılmanız gerekmez. Yüzde onu doğruysa, o yüzde onu kabul edin: “haklısın, dün haber vermedim.” Bu tek cümle, savunma döngüsünü kırar.
Duyguyu karşılayın
“Bu seni endişelendirmiş olmalı.” Duyguyu kabul etmek, davranışı onaylamak değildir. Karşı taraf duyulduğunu hissettiğinde tartışmanın sıcaklığı belirgin biçimde düşer.
Kendi tarafınızı sonra söyleyin
İtirazınız varsa, ilk iki adımdan sonra söyleyin — ve “ama” ile bağlamayın. “Ama” kelimesi, kendinden önce söylenen her şeyi geçersiz kılar. Yerine kısa bir duraklama ve yeni bir cümle kullanın.
Aynı itiraz, iki sıra
Bunun yerine
“Haber vermedim çünkü toplantı uzadı, telefonuma bakacak hâlim yoktu, sen de bilirsin ki…”
Şunu deneyin
“Haklısın, haber vermedim. Beklemek kötü olmuştur. (duraklama) Toplantı uzadı ve fark etmedim; bundan sonra çıkarken kısa bir mesaj atarım.”
İkinci sırada aynı bilgi vardır ama karşı taraf önce duyulmuştur. Açıklama, savunma olmaktan çıkıp bilgi hâline gelir.
İstisnası
Eleştiriyi karşılamak bir kişilik özelliği değil, öğrenilebilir bir sıradır. İlk denemelerde zor gelir çünkü savunma refleksi hızlıdır. Birkaç hafta içinde ise fark edilir bir şey olur: şikâyetler küçülür, çünkü tekrarlanmaları gerekmez.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kişiye özel değerlendirme yerine geçmez.
İlişki Psikolojisi, ilişkilerde yaşananları tek bir kişinin görüşü olarak değil, alanda yerleşik yaklaşımların ortak çerçevesi üzerinden ele alır. Yazılarda tanı konmaz, kimseye rol biçilmez; amaç olup biteni adlandırmayı kolaylaştırmaktır.
Görüşmelerde çift terapisi alanında bilimsel dayanağı olan yaklaşımlar (Duygu Odaklı Çift Terapisi ve Gottman Yöntemi temelli müdahaleler) kullanılır.
Son gözden geçirme: 11 Eylül 2026
“Çöpü çıkarmayı unutmuşsun” ile “Sen zaten hiçbir şeyi düşünmüyorsun” arasındaki fark, bir tartışmanın beş dakikada mı yoksa iki günde mi biteceğini belirler.
Özür dilemek bir cümle değil, bir yapıdır. Bu yazı, bir özrü onarıcı kılan parçaları ve en sık yapılan hataları anlatıyor.
İyi giden ilişkilerde daha az tartışma yoktur; daha az yıkıcı tartışma vardır. Aradaki farkı kurallar yapar.
Bahaneler değişir, kavga aynı kalır. Sürekli tartışan çiftlerde asıl mesele çoğu zaman konular değil, konuların üzerine oturduğu tekrar eden örüntüdür.
Bu konuyu okuAynı konuyu defalarca konuşup hiçbir yere varamamak, çoğu zaman iletişim eksikliğinden değil iletişimin yönünden kaynaklanır. Burada o yönün nasıl kurulduğuna bakıyoruz.
Bu konuyu okuGüven tek bir olayla değil, çoğu zaman tekrarlanan küçük tutarsızlıklarla aşınır. Bu sayfa güvensizliğin nereden geldiğini ve onarımın gerçekte neye bağlı olduğunu anlatıyor.
Bu konuyu okuTestler tanı aracı değildir; ilişkinizde neyin daha çok yer kapladığını görmenize yardımcı olur.
Aynı kavganın tekrarlanmasının nedeni konu değil, konuya girilme biçimidir. Bu test o biçimi ölçer.
İlişkide değişen tek şey karşı taraf olamaz. Bu test kendi tarafınızdaki alanı gösterir.
Randevu talebi oluşturmak bağlayıcı değildir. Uygunluk ve süreç hakkında bilgi vermek için sizinle iletişime geçilir.